FITRAT VE PRE-TRAİNED ALGORİTMA MANTIĞI
Çoğumuz düşünmüşüzdür: Tamam, Rabb bütün varlıklarla beraber biz insanları da yaratmıştır desek bile Rabbin değişken insan kararlarını daha ilk yaratılış anından bilebilmesinin yolu ne olabilir veya bizim kararlarımızla değişen dünya durumlarını daha ilk yarattığı anda kesin bir şekilde bilebilmesinin yolu nedir diye, aslında cevap kutsal kitabımız Kur'an-ı Kerim'de detaylı bir şekilde açıklanmıştır.
Allah Kuran'da Rûm suresi 30. ayette,
Ömer Çelik mealine göre: “Rasûlüm! Öyleyse sen her türlü bâtıl inançtan uzak dupduru bir tevhid inancı içinde bütün varlığınla tek gerçek din olan İslâm üzerinde sabit ol! Bu din, Allah’ın insanları yaratmasında esas gâye kıldığı, hiçbir ortağı olmayan, her şeye gücü yeten sonsuz ilim ve hikmet sahibi tek ilâha boyun eğmektir. Allah’ın yaratıp varlık üzerinde hâkim kıldığı kanunlarda ve gönderdiği inanç esaslarında hiçbir değişme olamaz. İşte dosdoğru ve kusursuz din budur. Ne var ki, insanların çoğu bunu bilmez.”, der.
Yani Allah(C.C.) aslında bütün insanları İslâm üzere yarattığını açık açık söyler ve İslam’ın temel kıstaslarını anlatır. Ve bu anlatılan inanç esaslarında hiçbir değişme olmayacağını belirtir ki herhangi bir Müslüman “Bu din şu kadar sene önce gönderildi, Allah'ın emirleri değişmiştir” şeklinde düşünmesin.
Aslında İslam dininin özeti olan bu ayet insanların da yaratılışları hakkında çok önemli bilgiler verir. Daha önceki yazılarımda belirttiğim gibi akıl insan donanımının merkezi işlem ünitesi, kalp ise aklın entegre olduğu kuantum işlemci ünitesidir. Ve bu noktada aklın en ideal şekilde programlanmış olduğunu düşünürsek bu programın kökeni olan yazılım fıtrat dediğimiz mevhumdur ve fıtratın her bir kod parçası pre-train edilmiş yani önceden eğitilmiş yazılımlar bütünüdür.
Biz insanların kararlarımızı almamızı sağlayan temel faktör kalbimiz olduğu için kalbimizin bağlı olduğu ruhumuzun etki edebileceği tek kısım aklımızın(CPU) etki edemediği çok küçük bir karar alma seçeneğidir. Yani cüz’i irade dediğimiz şey işte tam da budur.
Şimdi bir düşünün isterseniz, eğer ki biz insanlar da aklımızdaki bilgileri maksimize ettikten sonra aklımızla ilişiği kesmeden aklımızın karar alma süreçlerini bypass etsek Rabbimizin zati sıfatlarından bir kısmını benliğimizde ortaya çıkarabilir miyiz, yani bunu bir düşünün isterseniz olur mu?
Yazar: Emre Pelit · 115 görüntülenme · Salt okunur
Web okuması tarayıcıda sayılır. Uygulama okuması, site yüklü Grok uygulamasında açılınca sayılır.