Skip to content
Arşive dön
Türkçe2 dk · 327 kelime

Hangi Zamanı Yaşamaktayız ve Zamanda Yolculuk Yapsak Biz Olarak Kalır Mıyız

Ekranda kalma

0 sn

0 sn ÷ 0

Toplam süre
0 sn
Net okuma
0
En kısa
0 sn
En uzun
0 sn

Yalnız bu yazı. 30 Eylül 2026’dan itibaren. Toplam süre bölü bu yazının net okuma sayısı.

Yapsak Biz Olarak Kalır Mıyız

Sayın arkadaşlar, herkesin pişmanlıkları vardır yani “Keşke x yıl öncesine gitsem de o hatayı yapmasam ve aynı hayatıma devam etsem…”, diyoruzdur hepimiz.

Peki bu noktada şöyle bir soruyu kendimize sorduk mu: “Acaba geçmişe gidip geri geldiğimde aynı ben olarak kalır mıyım yoksa kendimin asla değiştiremeyeceği farklı durum olasılıkları mı ortaya çıkar?” Yani demek istediğim geçmişe gidip o hatayı yapmamış olsanız ve hayatınıza o hatayı yapmadan devam etseniz hatasız geçtiğiniz o durum acaba sizi daha büyük bir hata yapmaya zorlar mıydı?

Bence cevap açık ve net: “Evet, kesinlikle ve kesinlikle daha büyük başka bir hatayı Ya-par-dı-nız.” Bunun farklı bir şekilde olma ihtimali bana sorarsanız yok.

Bu sonuca varmamın somut gerekçeleri de var. Daha önceki blog yazılarımda ayrıntılı bir şekilde açıkladığım şekilde insan beyninden ziyade kalbiyle düşünüp karar verir, beyni bilgisayardaki hard-diske benzetirsek kalp o hard diskin bağlı olduğu işlemci mekanizması işlevi görür ve yine daha önceki yazılarımda bulabileceğiniz gibi Elest bezmindeki ruhumuz ve bizleri sınamak için her birimize ayrılan nefsimiz kalbimizle bağlantılıdır.

Ama nefsimizin hükmü dünya ile sınırlı, ruhumuz ise hem dünya hem uhrevi hayatımızda bizlere eşlik edecektir. Yani eğer bir modelleme yapacaksak çevremizde görüp göremediğimiz tüm meta nefsimizin bizlere gösterdiğidir. Bu bağlamdan yola çıkarak zaman algımızın da tamamen nefsimizin bizlere tuzağı olduğunu söyleyebiliriz.

Eğer dikkatli bir şekilde hayata bakılabilirse hayat dediğimiz mevhumun sadece bir başlangıç ve bir sondan ibaret olduğu görülür. Yani nispeten daha az yaşayanların bu başlangıç ve bitiş düğümlerinin nispeten daha kestirme yoldan birbirlerine ulaştıkları görülecektir. Yani aslında tek gerçek düzeni kuran yüce Allah’tır.

Velhasıl demeye çalıştığım Allah’ın biz insanlara ruhundan üfleyip bizleri 7 kainattan üstün yaratmış olması demek biz kullarına tek gerçeklik olan Allah’tan birer nur bahşedip bizlerin de bu nuru takip ederek Cennet-i Ala’ya ulaşabilme potansiyeline sahip olmamızdır. Allah insan dışında hiçbir canlıya bu kadar büyük bir rütbe vermemiştir.

Eğer insan bunu doğru değerlendirirse Cennet-i Ala’ya gidecektir ve Cehennem’in Kur’an’da bahsedildiği kadar dehşetli bir yer olması da bu güzel fırsatı değerlendirmek istemeyen isyankarlar için en hak edilmiş cezadır.

Yazar: Emre Pelit · 47 görüntülenme · Salt okunur

Web okuması tarayıcıda sayılır. Uygulama okuması, site yüklü Grok uygulamasında açılınca sayılır.

Bülten

Yeni yazı mektup olarak gelsin

Adres @emrepelit Substack bültenine yazılır. Yazı orada yayımlanınca aboneye kısa mektup gider: başlık, ilk paragraf ve siteye dönüş.

Mektubun hali

Hangi Zamanı Yaşamaktayız ve Zamanda Yolculuk Yapsak Biz Olarak Kalır Mıyız

Yapsak Biz Olarak Kalır Mıyız Sayın arkadaşlar, herkesin pişmanlıkları vardır yani “Keşke x yıl öncesine gitsem de o hatayı yapmasam ve aynı hayatıma devam etsem…”, diyoruzdur hepimiz. Peki bu noktada şöyle bir soruyu kendimize sorduk mu: “Acaba geçmişe gidip geri geldiğimde aynı ben olarak kalır…

Yazıyı sitede aç
Konular

Canlı bülten Substack’tedir. Mektup başlık, ilk paragraf ve siteye dönüşten ibarettir. Adres Blogger panosuna yazılmaz. emrepelit.substack.com · RSS